FORUM Portal Albümlerim Sosyal Gruplar Kimler Online Bugünki Mesajlar
Geri git   JiyanBoard.org > Özgür Ülke -Siyasi Serbest Kürsü - Gündem - Haberler > ÖNDERLiK, Genclik ve Savunma Gücleri > Önderlik Genel
Kayıt ol CezalilarTüm Albümler Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Öcalan: Beni sürecin dışında tutmak istiyorlar
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
21

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-31-2008, 13:34   #1 (permalink)
SoResGer
 
Berfin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Üye No: 14
Mesajlar: 1,153
Konular: 659
Referanslari: 6
Arkadaslari: (2)
Kullandigi Tesekkür: 26
Aldigi Tesekkürler: 64
Tecrübe Puanı: 150
Aldigi Puanlar: 2585
Berfin has a reputation beyond reputeBerfin has a reputation beyond reputeBerfin has a reputation beyond reputeBerfin has a reputation beyond reputeBerfin has a reputation beyond reputeBerfin has a reputation beyond reputeBerfin has a reputation beyond reputeBerfin has a reputation beyond reputeBerfin has a reputation beyond reputeBerfin has a reputation beyond reputeBerfin has a reputation beyond repute
Ruh Hali:
Son Aktivitesi: 01-03-2009 :   16:58 
Toplam Online Süresi: 20 Saat 59 Dakika 25 Saniye
Submit to Clesto Submit to Digg Submit to Reddit Submit to Furl Submit to Del.icio.us Submit to Jeqq Submit to Spurl
Standart Öcalan: Beni sürecin dışında tutmak istiyorlar

2008-10-31 11:27:11</B>


İSTANBUL / Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, radyosunun da elinden alındığını ve 20 gündür gelişmeleri izleyemediğini belirterek, “Beni sürecin dışında tutmak istiyorlar herhalde. Böyle bir hakları yok” dedi. Öcalan ayrıca Diyarbakır’da alternatif Ergenekon yargılamasının yapılmasını önerdi.

RADYO DİNLEYEMİYORUM, BİLİNÇİ BİR ENGELLEME

Avukatları ile Çarşamba günü haftalık olağan görüşmesini gerçekleştiren Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın önemli açıklamalarda bulunduğu öğrenildi. Kendisine yönelik engellemelerin devam ettiğini kaydeden Öcalan, “Radyo dinleyemiyorum. Yeni radyo bana ulaştırılmadı, verilmedi, önceki radyo da bozuk değildi zaten. Vericilerdeki sorun, sinyal, frekans sorunu aşılamadı. Devlettir, nasıl bu sorunu çözemez, bilinçli bir engellemedir. Mevcut radyomu da aldılar, bu nedenle yirmi gündür dinleyemiyorum. Benim burada, gelişmeleri öğrenmemi istemiyorlar, gazeteler de verilmiyor, gelenler de gecikmeli veriliyor. Beni sürecin dışında tutmak istiyorlar herhalde. Böyle bir hakları yok. İnfaz hâkimliği ve savcılık kararlarında benim radyo dinleme hakkım olduğu belirtiliyor” dedi.

ÇÖZÜM İMKANSIZ DEĞİL

Cumhuriyet’in kuruluş yıldönümü dolayısıyla da mesajlar veren Öcalan, şunları söyledi: “Cumhuriyet’in 85. Yılı vesilesiyle benim de söyleyeceklerim var. Bu sorunun çözümü konusunda dünyada birçok örnek var. Bu işler dünyanın her yanında aynı şekilde oluyor. Güney Afrika da böyle olmadı mı? İspanya, İrlanda da böyle olmadı mı? Burada birbirimize girmeyelim, buna gerek yok. İmralı’ya getirildiğimde, benimle görüşmeye gelen askeri yetkili bana şunu söylemişti; “Amerika, Japonya’ya atom bombası attı ancak sonra barıştılar, görüşüyorlar. Bizim aramızda tarihte de böyle büyük çatışma da olmadı. Neden bir araya gelip konuşmayalım ki”. Tamam, aramızda büyük çatışma yok ama diyalog da yok. Türkiye’nin ağır sorunları var. Fehmi Koru gelip görüşmek istiyormuş. Benimle gelip burada görüşmek elbette ki uç bir fikir değildir. Kimse benim diyaloga kapalı olduğumu söyleyemez. Mutlaka gelip benimle görüşsünler de demiyorum. Bu konuda akil adamlarla, aydınlarla, DTP ile görüşme yapılabilir, benim katılmam doğrudan olmayabilir, dolaylı olarak da devreye girebilirim. Türkiye’nin çok ağır sorunları var, dil sorunu gibi, yoksulluk gibi ama çözümü imkânsız değil, çözebiliriz. Halk da bizi işaret ediyor, eğer ben bu sorunları çözemezsem o zaman beni asabilirler, ne yaparlarsa yapabilirler. Bizim çözümümüzde bölme parçalama yok, sınırlara dokunma yok, aksine birleştirici, bütünleştirici, demokratik değiştirici bir gücüz.”



Öcalan, “Daha önce de defalarca dile getirdiğim gibi, çözüme ilişkin önerilerimi tekrarlıyorum” diyerek bu konudaki önerilerinin hükümetçe dikkate alınmadığı eleştirisini yaptı. Öcalan, “Zerre kadar inançları olsa bunu değerlendirirler. Muhalefetin zaten zerre kadar inancı yok. Savunmamı okumuşlar. Erdoğan, ‘maneviyata ve mukaddesatımıza saldırı var’ diyor. Hayır, yok. Ben halkın inançlarına saygılıyım. Ben savunmalarımda İslamiyet’i açımladım, bunun için böyle söylüyorlar. Savunmalarımda Yahudilerle ilgili değerlendirmelerim de var. Ben bu meseleyi de savunmalarımda çok geniş açtım. Bu konuda uyarılar da aldım” diye belirtti.

CHP CUMHURİYET DEĞERLERİNİ YOK ETTİ

CHP ve Genelkurmay’ı eleştirerek Türkiye’deki farklı Cumhuriyet anlayışlarını şöyle değerlendirdi: “Genelkurmay ve CHP, ‘ulus-devlet anlayışı tehdit altında, ulus-devlet anlayışına saldırı var’ diyor. Belli ki bunlar savunmalarımı okumuşlar. Bugün Türkiye’de bir ideolojisizlik ve politikasızlık var, bir tıkanma yaşanıyor. Türkiye’de iki tane Cumhuriyet anlayışı var. Biri pozitivist-laisist-burjuva Cumhuriyet, diğeri ılımlı İslam olarak bilinen dogmatik, muhafazakâr Cumhuriyet anlayışıdır. AKP halen dogmatik ve muhafazakâr anlayışında ısrar ediyor. Ama Mustafa Kemal’in Cumhuriyet anlayışı buna izin vermez. CHP ve Genelkurmay ise pozitivist ve laisist anlayışta ısrar ediyor. Bu iki anlayış da yanlıştır. İkisi de çözüm değildir. Toplumu öncelikle kutuplaştırma ve çatıştırmaya götürüyor. Avrupa, pozitivizmi 1900’lerde bıraktı. Oysa Ordu ve CHP hala bu anlayışta, katı pozitivist anlayışta ısrar ediyor, kendilerini bu anlayıştan kurtaramıyorlar. CHP’nin anlayışı klasik, bastırmacı anlayıştır. Bu anlayışta ısrar ediyor. Cumhuriyetin kuruluşunda Mustafa Kemal’in yarattığı değerler vardı. O da, ant-i emperyalist bir ulusal kurtuluş savaşı sonucunda yaratmış olduğu değerler ve miras CHP tarafından tüketildi, yok edildi. Ordu felsefeyle ilgilendiğini söylüyor. Tamam, ordu içerisinde de kafası çalışan askerler olabilir. Ama tıkanıklığı aşamıyorlar. Çünkü katı pozitivist anlayış hâkimdir, kendilerini bu anlayıştan kurtaramıyorlar.”

GÖRÜŞLERİM KUTUPLAŞTIRMAYI DEĞİL BÜTÜNLEŞTİRMEYİ SAĞLAR

Aslında her iki cumhuriyet anlayışının da özünde muhafazakâr olduğunu vurgulayan Öcalan, “Benim bunlara karşı geliştirdiğim seçenek demokratik cumhuriyet seçeneğidir. Bu konuda temel açmazları aşmaya çalışıyorum. Bizim geliştirdiğimiz seçenek içinde sınır sorunu, sınırlara dokunma yok, üniterlik sorunu yok, Kürdistan’ın ayrılma sorunu da yok, demokratik birlik ve bütünlük var. Bizim çözümümüz bütünleştiricidir” ifadelerini kullandı.

Öcalan, “Benim görüşlerim kutuplaştırmayı, çatıştırmayı değil, bütünleştirmeyi sağlar. Bizi bölücülükle suçluyorlar, bu doğru değildir. Çözüm önerilerimiz alındığında bütünleşmeyle beraber dışa doğru bir taşma, bir etki meydana getirecektir. Çözüm modelimiz Ortadoğu için de önemli bir model olabilir. 1995 yılına kadar savaşı ne kadar derinleştirirsem ve de yaygınlaştırırsam o kadar sosyalizm olur, o kadar ulusal kurtuluşçuluk yapmış oluruz fikrindeydim. Ancak ‘95’ten sonra politikaya- siyasete önem vermenin gerekliliğini fark ettik. Bu dönemde çatışmasızlık ortamları yarattık. Gelinen noktada halen demokratik siyaseti savunuyorum. Bu konumdan da memnunum, pişman değilim” diye konuştu.

GÖRÜŞLERİM RÖNESANS ETKİSİ YARATABİLİR

Görüşlerinin Türkiye’de Rönesansımsı bir etki yaratabileceğini tekrarlayan Öcalan, savunmasının demokratik toplum manifestosu olarak nitelendirilebileceğini kaydetti.

Öcalan savunmasına Marksizmle ilgili değerlendirmeler yaptığını belirterek şu tespitlerde bulundu: “Savunmamda Marksizmle ilgili değerlendirmeler de yaptım. Marks, kapitalizmin beş yüz yıllık tarihini incelemiş, ben beş bin yıllık tarihini inceledim. Sümer Rahip Devletinden bugüne kadarki tarihi inceledim. Kent-devlet sistemini inceledim. Daha önce de belirtmiştim, Marks’ı aştım ya da eksikliklerini tamamladım denilebilir. ‘Marks ant-i kapitalist görünse de aslında kapitalizme hizmet etmiştir.’ Ben bunu net bir şekilde tespit ettim, savunmalarımda yer verdim. Marks işçi sınıfını esas alıyor, ben beş bin yıllık demokratik uygarlık tarihini esas alıyorum.”

HALKIMA RAPOR ETTİM, ÖLÜRSEM KIYAMET KOPAR

“Mesele benim bireysel yaşama sorunum değildir” diyen Öcalan, şöyle devam etti: “Ben burada bu sorunu devletle kişiselleştirmek de istemiyorum. Sorun benim yaşamam veya ölümüm de değildir, ölümden de korkmuyorum. Ancak deprem olur bina başımıza yıkılabilir, hastalık olabilir o şekilde de ölebilirim. Bu, ‘devlet öldürdü’ şeklinde algılanacak ve sonuçları korkunç olacaktır. Ben sağlığımı ve buradaki durumu sorun yapmadım, yapmıyorum. Burada geçen hafta, yaşanan “küçük”(görece olarak, ölüm olayına göre küçük) bir sorundan halkımın haberdar olmasını istedim, bu nedenle halkıma rapor ettim, halktan bir talepte de bulunmadım, hatta olayı büyütmeyin dedim ama kendileri harekete geçtiler, neler yaşandığını görüyorsunuz. Burada benim bir ölümüm gerçekleşirse daha büyük olaylar olur, kıyametler kopar. Baharla birlikte savaş gelişebilir, kontrol edilemeyecek noktaya gidebilir. Ben böyle bir durumun yaşanmasını istemediğim için çözüm önerileri getiriyorum, bu sorunun çözümü için yaşamam önemli, çözümün baskısını hissediyorum. Rica ediyorum, defalarca çağrım oldu ancak Hükümet dikkate almadı.”

ZAMAN KAYBETMEDEN SORUNU ÇÖZELİM

Türk yetkililere kanı durdurmak için çağrıda bulunan Öcalan, “Yine söylüyorum mesele benim ölmem kalmam meselesi değildir. Zaten burada zamana yayılmış bir öldürme politikası yürütülüyor. Bu bana kaybettirdiği gibi devlete de kaybettirir. Gelin bu sorunu çözelim, zaman kaybetmeden yapalım, kanı durduralım, bu yoksulluğa son verelim. Ekonomik kriz derinleşiyor” mesajını verdi.

Yaklaşan yerel seçimlere de dikkat çeken Öcalan bu konuda şunları söyledi: “Yerel seçimler yaklaşıyor, daha öncesinde demokratik sol çevrelerle DTP’nin birlikteliğini, demokratik gelişim için önemli bulmuştum. Yerel seçime ilişkin olarak somut önerim Demokratik Belediyecilik anlayışıdır. Bu anlayışta katılımcı demokrasi, doğrudan demokrasi ilkeleri hâkimdir. Stadyumlarda, büyük meydanlarda on binler gerekirse elli binler bir araya getirilir, görüşleri alınır, halkın görüşleri esas alınır. Seçileceklerin demokrat adaylardan olması önemlidir. Seçimlere sadece kazanılıp kaybedilmesi şeklinde bakılmamalı, demokratik ilkeler temelinde kurumsal yaklaşılmalıdır. Dikkat edilmesi gereken bir husus da kadınların katılımıdır.

Demokratik sol çevreler, ezilenler, çevreciler, feministler, yerel kültürler, samimi Müslümanlarla bir araya gelebilirler. Bir, iki, üç gün, gerektiği kadar tartışabilirler. Yine Alevilerin -onların içinde de sahte laikler var- kendi demokratik konfederatif yapıları olabilir, birliklerini oluşturabilirler. Asuri, Süryani, Ermeni, Anadolu’dan göç eden Yunanlılar, kendi demokratik konfederatif yapılarını oluştursunlar ve genel demokrasi hareketiyle birleşebilirler.”

ALTERNATİF ERGENEKON YARGILANMASI YAPILABİLİR

Öcalan, Ergenekon davasına ilişkin de çarpıcı bir öneride bulundu: “Diyarbakır’da Vietnam ve Irak benzeri sembolik, alternatif bir Ergenekon yargılaması yapılabilir. Ergenekon davasına alternatif bir mahkeme Diyarbakır’da kurulabilir. Ergenekon davasında dile getirilmeyen gerçekler ortaya konulabilir. Bunu demokrasi platformu gibi demokratik kitle örgütleri Baro ile birlikte yapabilir. Avrupa’dan tanınmış hukukçular da çağrılabilinir.”

HALKIMIZA TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM

Öcalan, kendisiyle dayanışma içinde olan halka da teşekkürlerini iletti: “Halkımızın gösterdiği dayanışma için teşekkürlerimi sunuyorum. Bu eylemliliklere katılımlarından dolayı halkımıza, Avrupa’daki halkımıza, dayanışma gösteren tüm dostlara, tüm kadınlara ve barış annelerine selam, saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Kadınlara ilişkin savunmalarımda belirlemelerimi yapmıştım. Demokrasinin temel köşe taşlarından biridir. Kadınlar demokrasi mücadelesine kendi renkleri ile damgasını vurabilirler.”

CUDİ DAĞI’NA HER TÜRLÜ BİTKİ EKİLMELİ

Geçen hafta Cudi Dağı’na ilişkin yaptığı bir öneriyi bu hafta da yapan Öcalan, “Her köye kente orman önerim vardı, onu yineliyorum. Cudi Dağı’nda Nuh’un Gemisi’ndeki gibi, Cudi’ye her türlü bitkiden ekilmeli, her türlü hayvan getirilmeli. Cudi’de mevcut ağaçlar, bitkiler kesilmemeli, çiçekleri koparmamalı, korunmalı, hayvanlarını avlanmamalıdır” dedi.

Öcalan son olarak, “Cezaevindekilere de selamlarımı iletiyorum. Sağlıklarını korumalıdırlar. Araştırma ve incelemelerine devam edebilirler. Kendilerini dışarıdaki etkinliklere güç verecek şekilde hazırlayabilirler” diye belirtti.

ANF NEWS AGENCY
Berfin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks
Etiketler
beni, dışında, istiyorlar, sürecin, tutmak, Öcalan



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvpl Son Mesaj
Elinden tutmak var ya ölmeye değer Nazlican Resimli Şiirler 0 10-24-2008 02:27
Ayakları sıcak tutmak lazım Nazlican Karikatürler - Komik Resim 4 10-23-2008 11:14
Elinden tutmak var ya ölmeye değer Nazlican Resimli Şiirler 0 10-15-2008 20:24
ÖCALAN:Beni Yunanistan'dan CIA Uçağı Kaçırdı... xebat_63 Görüşme Notları 0 09-20-2008 01:56
Öcalan: Türkiye halkı beni tanısa bu iş biter xebat_63 Görüşme Notları 0 09-20-2008 01:07


WEZ Format +3. Şuan Saat: 23:40.

Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® JiyanBoard Version
Copyright ©2007 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0