FORUM Portal Albümlerim Sosyal Gruplar Kimler Online Bugünki Mesajlar
Geri git   JiyanBoard.org > Özgür Ülke -Siyasi Serbest Kürsü - Gündem - Haberler > ÖNDERLiK, Genclik ve Savunma Gücleri
Kayıt ol CezalilarTüm Albümler Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

ÖNDERLiK, Genclik ve Savunma Gücleri Önderligimiz, genclik ve Savunma gücleri ile ilgili Hersey...BURADA YAYINLANACAK HER KONU VE MESAJ YÖNETICI KONTROLÜNDEN GECECEKITR....

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Pratik Analiz
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
15

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-01-2008, 18:59   #1 (permalink)
XebatKareApoci
 
xebat_63 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Üye No: 3
Mesajlar: 3,007
Konular: 2139
Referanslari: 34
Arkadaslari: (26)
Nerden: KüRDiSTaN
Meslek: MiLiTaN
Interests: Apoci Gençliği
Biyografi: Apoci
Yaş: 22
Cinsiyet: erkek
Kullandigi Tesekkür: 441
Aldigi Tesekkürler: 1,481
Tecrübe Puanı: 150
Aldigi Puanlar: 9768
xebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond repute
Ruh Hali:
Son Aktivitesi: Dün :   23:06 
Toplam Online Süresi: 1 Hafta 4 Saat 8 Dakika 9 Saniye
Submit to Clesto Submit to Digg Submit to Reddit Submit to Furl Submit to Del.icio.us Submit to Jeqq Submit to Spurl
Standart Pratik Analiz

Emek Arkadaş

PRATİK ANALİZ

Mücadelemiz çok zengin pratik deneyimlere sahip olmasına rağmen bu pratikleri yani yaşadıklarımızı belli bir sisteme kavuşturma, teorize etme ve bir formulasyona kavuşturma noktasında çok eksik kalınmıştır. Bu nedenle büyük mücadele deneyimimize rağmen bunu yeni sürece taşıyarak daha güçlü çıkışlara vesile etme ve bu tecrübeyi tüm yapımıza mal etmede yetersizlik yaşanmaktadır. Yaşanan pratiklerin olumlu olumsuz yanlarıyla analiz edilerek teorize edilmesinin gerekliliği ve önemi nedir? Bu noktada görev, sorumluluklarımız nedir?

Nasıl bir süreçten geçiyoruz sorusu, her zaman kinden daha yakıcı ve doğru yanıtlanması gereken bir soru. Adeta toplumsal çıldırma biçiminde Önderliğimize, halkımıza ve hareketimize yönelik geliştirilen saldırılar, güncel yansımaların da ötesinde tarihi belirleyecek kimliğimiz üzerinde çok köklü etkide bulunacak derin bir anlama sahiptir. Buna paralel olarak, attığımız bu adımın tarihi hangi yönde belirleyeceği de giderek daha yaşamsal anlam kazanan bir soruya dönüşüyor. Toplum gerçeğiyle süreç bize çok temel bir yasayı her an yeniden beynimizi ve yüreğimizi sarsarak hatırlıyor. Tarihin temel ilerleme yasasını bilincine çıkardığın, hissettiğin, eyleminle bütünleştirdiğin oranda acıyı aşmanın, aksi takdirde acıyı büyütmenin sorumlusu kılırsın kendini. Bu nedenle, sürekli yaşananların bilincinde, tarihi gerilikleri yerine getirme sorumluluğa, sürece yaklaşmak her zamankinden saha fazla varlık koşutumuz olarak öne çıkıyor. Sürekli yaşanan pratikleri olumlu-olumsuz yönleriyle tahlil etmek, gelecekte bırakacak etki düzeyini kestirerek yüksek bir bilinç ve inançla yol almak, halklar adına kayıp anlamına gelebilecek hatalara düşmemek için çok önemli.
Tarihin ilerleyişini bu konudaki toplam duruşumuz belirleyecek. Güncel gelişmelerden kaynaklı olarak, çok yakıcı hissettiren bu gerçeklik, özünde tarih boyunca hükmünü sürdürmüştür. Tarihi-toplumsal sistemlerde yaşanan gelişmelere göre, kendisini değişik düzeylerde hissettiren de pratikte atılan bir adım kendi anlamını giderek bir kanun keskinliğinde tarihe ezdirme eğitimi taşır. Egemenlikli sistemlerin, insan bilinci ve vicdanında yarattığı tahribat ve giderek insanı doğanın tüm doğanın başına bela bir varlık haline getirme gerçekliği de bu diyalektiğe bağlı olarak gelişmiştir. Önderliğimizin tarihte hiçbir özgürlük savaşçısının ve hareketinin gerçekleştiremediği düzeyde, tarihsel ve derinlikli özgürlük sorununa yönelik geliştiği perspektif ve çözümlemeler de aynı şekilde kendisini göstermiştir. Kendi tanrısallığını yaratmak, tarihe yön vermenin anahtarı temeli ilerleme yasası olarak hüküm sürmüştür. Teori-pratik bütünlüğü (teori tanrısal bakış anlamındadır) olarak da adlandırabileceğimiz bu durumun, Önderliğimizin mücadelenin başlangıcından bugüne kadar, en çok üzerinde durduğu konuların başında gelmektedir.
O halde, teori-pratik bütünlüğünü ve anlam ifade ettiği, teori-pratik uyuşmazlığının nedenleri ve yol sorunlar bizim açımızdan oldukça üzerinde durulması gereken konular oluyor. Günümüz dünyasının en temel sorunu olan (dünde bugün Önderliğimize yönelik sınırların uzun vadeli en temel amacı budur.) yaşamın anlamını yitirmesi sorunu derinlikli değerlendirildiğinde, özünde bu temel sorunla karşılaşacaktır. Tanrısallık olarak ifade kazanan dönüşüm gücünün, toplumun kendisiyle özdeş olduğu komünal-demokratik toplum sisteminde, anlamsızlık gibi bir sorunla karşılaşmayız. Toplum yaşama tanrısal anlam yüklediğinden, pratikte bu doğrultuda anlam kazanmaktır. Böylece tanrısallık bir başka ifadeyle değişim-dönüşüm yaratma gücü ve enerjisi, tarihe yön verme, toplumun komünal-demokratik duruşuna paralel olarak tüm toplumsal varlıktan kaynaklanmakta ve yine tüm toplumsal varlığa yansıtmakta yaşamın kutsallığı yaşama anlam kazandırmaktadır.
Toplum pratik deneyimlerin kendi tanrısallığına dayanarak bir nevi analiz etmekte, toplum yararına sonuç veren pratikler birer ilerleme yasasına dönüşerek, toplumsallığı belirlemektedir. Toplum zararına sonuçlanan kendi tanrısallığına dayanarak bir nevi analiz etmekte, toplum yararına sonuç veren pratikler birer ilerleme yasasına dönüşerek, toplumsallığı beslemekte, toplum zararına sonuçlara yol açanlar ise benzer biçimde kaçınılması gereken noktalar belirlemektedir. Bu yolla yapılan, özünde toplumun pratik deneyimleri teorize ederek, ivmeli yürüyüş kazanması, toplumsal yaşamın temel ilkelerini belirleyerek, varlığını kalıcılaştırılmasıdır. Hiyerarşik devletçi sistemin gelişmesine karşı, toplumsallığa dayalı direniş bu yasanın toplum hayatındaki belirleyici öneminden kaynağını almaktadır. Komünal-demokratik toplumun yalnızca dönemsel bir biçimi değil, özü korumak için mücadele edilmektedir. İnsanlığın baş aşağı gidişinin özü ise toplumdan tanrısallığın çalınması, egemen cins ve sınıf teorilerine göre yaşamının şekillendirilerek anlam yitimine uğratılmasıdır. Toplumsallığı ezilenler cephesinden çözülüşe uğratan bu temel yasadan, giderek yaşanan sapma sonucu egemenlerin çizdiği sınırlar içinde şekillendirilen bir nesneye dönüştürülme gerçeğidir.
Bu anlamda, düşünsel-ruhsal yoksullaşma, egemen sistemin kullar sınıfı için öngördüğü sınırların belirlenmesi, kendi sisteminin kalıcılaştırmanın temel güvencesi olarak geliştirilmiştir. Günlük yaşamın düzenlenmesine dair en küçük bir icraat bile bu temel amaca hizmet etmek üzere gerçekleştirilmiştir. Egemenliğe, baskıya-sömürüye, yalana, ikiyüzlülüğe dayalı sistem kendi teorik çerçevesini iyice sağlamlaştırıp, pratiğe akıttıkça pratikte çıkan sonuçlarla teorik çerçevesini kapsamlaştırıp derinleştirdikçe, temel direniş noktalarını kırma başarısını göstermiştir. Toplum-üstü tanrıların yükselişi, egemenler şahsında teorik-pratik bütünselliği ifade ederken, ezilenler açısından tam tersi bir anlam taşımaktadır. Ataerkil-devletçi sistem, gelişimiyle birbirine besleyen olgular olarak, toplum bambaşka bir çerçevede yeniden şekillendirilmekte, başlangıcında kendisini dayandırdığı teoride, paradigmadan giderek uzaklaşmaktadır. Yukarıdan aşağıya nesneleşme-nesneleştirme ilkesi yaygınlaştıkça, kendine ait olmaktan çıkma durumu yaşamın bir başka ifadeyle insan emeğinin pratiğinin anlamsızlaşması durumu gelişmekte, yabancılaşma çok temel bir sorun olarak da öne çıkmaktadır. Kutsallık yerini lanetliliğe bırakmaktadır. Lanetlilik bir yönüyle, yaşamın sıradanlaştırılmasını insana arayışsız, sorgulamasız kılınmasını ifade etmektedir. İnsanlığın değer yitimine yol açan nedenlerin başında gelmektedir. Giderek yaşamını efendileri için şekillendiren kullar sınıfının, sürekli lanetlilik sınırlarında tutması sağlanmaktadır. Tarih boyunca özgürlük mücadelelerinde yaşanan sapmanın özü, bu durumunun derinliğinde yatmaktadır. Ataerkil-devletçi sistem paradigmasının, sınırlarına takılı kaldıkça, özgürlük adına başlatılan her mücadelenin, köleliğin farlı bir versiyonuyla sonuçlanması bu temelde nedenden kaynağını almaktadır. Başlangıçta sistemin temel çelişkilerini çözümleyerek, teorik bir çerçeveye kavuşturmak, pratiğe bu doğruldu da biçim vermek bir başka ifadeyle teori-pratik bütünlüğünü önemli bir sorun olarak görülüp gerekleri yerine getirildikçe, toplum tarafından benimseme mücadelenin kapsamlaşması, bir anlamda yükselme dönemi yaşanmaktadır. Kitleselleşmeye paralel olarak, bu durum giderek temel çıkış noktasının ve var oluş diyalektiğinin anlam yitimine yerini bırakmaktadır. Başlangıçta pratik teorinin yaşamsallaşmasının ifade ederken, giderek teoriyi adeta yutarak verili olanın sınırlarına hepside bir gerçekliğe dönüşmektedir. Kaos süreçlerinde yaşanan, çoğunlukla bu duruma bağlı özgürlük yitimidir. Teorik çerçevenin devletçi-sistemden kaynaklı dogmatik yönü böyle bir gelişim seyrine zemin sunmaktadır. Önderliğimizin en temel farkı bu noktada ortaya çıkmaktadır. Verili teorik çerçevelerin topluma dayatılarak, toplumun nesneleştirilmesine yol açan yaklaşımların Önderlik gerçeğinde yeri yoktur. Tüm güncel sorunlara, ataerkil-devletçi sistemin dışına çıkıp toplumun komünal-demokratik özüyle çözüm geliştirme en temel özellik olarak öne çıkmaktadır.
Bu temel özellikle, Önderlik gerçeğinin egemen sisteme dönemsel alternatifler yaratmanın çok geçmesini sağlamakta, sistem tarafından yutulma tehlikesine karşı sürekli kendi öz değerleriyle beslenerek, karşı koyma gücünü büyütmektedir. Bu temel nitelik, Önderliğimiz tarafından bugün kapsamlı teorik çerçeveye kavuşturmuş olsa da, otuz yıllık mücadele gerçeğini ifade etmektedir. Egemen sistem sahiplerinin, giderek kapsamlılaşan yönelimlerinin bu gerçekliğin bilincine varmış olmalarıyla yakından bağlantısı vardır. Önderliğimiz mücadelenin başlangıcından bugüne, özgürlük sorununa çok yaşamsal ele alarak, teorik-pratik bütünlüğü sağlamakla hiyerarşik-devletçi sistemine temel noktalarında kırılmaya uğratacak çözümleme düzeyi açığa çıkardı. Reel sosyalizmde dahil sisteme eklemlenme nedeni olarak, öne çıkan teori-pratik kopukluğunu aşarak sürekli ideolojik derinleşmeyi sağlayan teori-pratik ilişkisini geliştirdi. Bu özgür toplum ve birey yaratma idea ve mücadelesi bu yaklaşımın genel sonucu iken, örgüt içi mücadeleyi yükseltme, bağımsız duruşunu koruma hareketimize yansıyan sonuçlar olarak ortaya çıktı. Özgürlük yaşamsal ifadeye kavuştu. Uygarlığın kördüğümü haline gelen-getirilen Kürt halk gerçekliği, bu sayede dünya halklarına öncülük etme düzeyine ulaştı. Kürt halk gerçeğinde, yaşanan diriliş uygarlığın kördüğümü olmaktan çıkarak, uygarlığı çözülüşe uğratacak temel dinamikleri açığa çıkarmayı evrenselleşmeyi ifade etti. Teori-pratik ilişkisi, bilimsel sosyalizm esaslarına dayalı pekiştikçe, kendine ait olma yaşamın kutsal anlamına yeniden kavuşması, tarihe eşine ender rastlanan kahramanlıklar, Özgür Kürt Kimliğinin temel parçaları oldu. Dün olduğu gibi, bugün de pratik temel esaslara bağlı geliştikçe, başarıdan bahsedilebilinir. Bunla birlikte, genelde tüm mücadeleyi, özelde örgüt içi mücadele hattını ifade eden teori-pratik bütünselliğinden, zayıfladığı oranda da risklerin büyüyeceği çok temel bir genelliktir. Pratiğin sürekli analiz edilerek, teorik ifadeye kavuşturulması nasıl kabul-ret ölçülerimizin güçlenmesini ideolojik, örgütsel bağımsızlılığımızın teminatını oluşturuyorsa, bu konuda yaşanan yetmezliklerin tersi gelişmelere yol açması kaçınılmazdır. Pratikte ortaya çıkan olumsuzluklar, değerlendirilip mücadele konusu haline getirilmediği aşılmadığı sürece, giderek ataerkil-devletçi sistemin çıkışında olduğu gibi teorize edilerek, bünyeyi değişime uğratma kimlik aşınmasına yol açma giderek çizgisel duruşta zayıflama ve sistem tarafından yutulma tehlikesine yol açarlar.
Tüm mücadele tarihimiz bu yönlü örneklerle doludur. Özelde yakın tarihimizde, ortaya çıkan tavsiyeciliğin yol açtığı ideolojik, örgütsel sorunlarımızı Önderlik karşısındaki saldırıların bugünkü düzeye tırmandırılmasındaki payı düşünüldüğünde, bu durum daha da anlaşılır olmaktadır. Bu nedenle, Önderliğimize karşı tırmandırılan saldırıların çok temel bir yönünü de pratiğinin tarihsel sonuçlarını öngöremeyen özgürlük ufkunu daraltan duruşlarımızı ve bu duruşun egemen sistem sahiplerine sunduğu zemin olduğunu her zamankinden daha fazla bilince çıkararak aşmak, yetersiz yoldaşlığa özeleştirisini bu temelde güçlü vermek, öncelikli görevimizdir. İçinden geçtiğimiz süreç, Önderliğimize yönelik tırmandırılan saldırıların ulaştığı düzey, tüm insanlık bilincinin ve onurumuzu sınanması anlamına geliyor. Attığımız her adımı ‘bizi kendimize at kaldırarak Önderlik çizgisinde zafere ulaştırılacak adımlar olmasını gözetmek bu nedenle yalnızca geçici renkleri aşılmasını ifade etmekle özgürlük bilinci, yüksek sorumluluk duygusu ve vicdanı ile yol alıp başarıya mı ulaşacağımızın, yoksa kendi ellerimizle kendi var oluş yasalarımızla ters düşerek, tarihsel kayıplara mı yol açacağımızın yanıtını da oluşturuyor.
Bu temel sorulara özgürlük bilincini güçlendirerek, geleceğe bu temelde kararlı adımlarla yürüyerek yanıt vermek, anlamlı yaşamamın en önemli koşulu ve ölçülü haline her zamankinden daha fazla gelmiştir.





Bi Can Bi Xwin Em Bi Terane Ey SEROK

xebatkare kurdistane: xebat_63
xebat_63 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvpl Son Mesaj
Mangal yakmanin en pratik yolu :) cawres_helin İlginç Resimler 5 11-02-2008 18:16
Phoenix günlüğü: Analiz işlemi sürüyor AdaR_21 Bilgisayar Donanım 1 09-20-2008 04:56


WEZ Format +3. Şuan Saat: 22:02.

Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® JiyanBoard Version
Copyright ©2007 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0